life, liberty, property..
http://www.isil.org/resources/introduction.swf
Debian üzerinde, çalışan, basit ama iş gören bir servis uygulaması..
># vi /etc/init.d/mySrvc
#!/bin/bash #/etc/init.d/mySrvc
touch /var/lock/mySrvc
DIR="/path/to/script"
SRV="myApp.py"
PID=`ps -ef | grep "$SRV$" | /usr/bin/awk '{print $2}'`
PID="$PID"
case "$1" in start) if [ "$PID" = "" ]; then /usr/bin/python2.5 “$DIR/$SRV” & echo ” (*) mySrvc servisi başlatıldı..” else echo ” [HATA] : mySrvc servisi zaten çalışıyor..” echo ” Çalışan Süreç Id = $PID” fi ;;
stop) if [ "$PID" = "" ]; then echo " [HATA] : Çalışan mySrvc servisi bulunamadı.." else /bin/kill -9 $PID echo " (*) mySrvc servisi durduruldu.." fi ;; *) echo ' Kullanım : /etc/init.d/mySrvc (start|stop)' exit 1 ;; esac exit 0
># chmod 755 /etc/init.d/mySrvc
># update-rc.d mySrvc defaults
that’s all folks..
Teori ile gerçekler birbirinden o kadar farklı ki. İnsanın bildiğini sandığı şeyleri aslında yeterince bilmediğini farketmesi, çok temel noktalarda çakılması da, bir o kadar acı, ızdırap ve de utanç verici.. Öğrenecek de o kadar çok şey var ki..
The difference between theory and practice is that, in theory, there is no difference between theory and practice.
welcome to real world neo..
age+=1
#!/usr/bin/python
from datetime import date
from Hayat import AleladeBirInsan
koray = AleladeBirInsan()
if (str(date.today()) == “2007-02-11″): koray.age.__add__(1)
dön bak dünyaya..
bir sonbahar kadar yalnız, bir kış kadar savunmasız
ya da ilkbaharsan, yolun başındaysan
asla vazgeçme, kalkıp da pencerenden bir bak
güneş açmış mı yağmur düşmüş mü
dön bak dünyaya
Rus matematikçi Grigori Perelman, milenyumun ödüllü problemleri olarak anılan 7 problemden biri olan Poincare önermesine çözüm buldu. Çözüm büyük yankı uyandırdı, çünkü problem 100 yıllık bir problemdi. Bu çözüm ile matematik alanında nobel ödülüne denk olduğu söylenen Fields ödülünü almasına kesin gözüyle bakılıyordu. Ancak Perelman önce St.Petersbourg Steklov Enstitüsü’ndeki görevinden istifa etti, sonra ödülü almayacağını, böyle bir ödülün anlamsız olduğunu açıkladı. Akabinde de Clay Matematik Enstitüsü‘ nün problemi çözene vermeyi taahhüt ettiği 1 milyon euro’yu almayacağını açıkladı..
Şimdi herkes bir insanın 1 milyon euro’yu nasıl gözü kapalı reddedebileceğini sorguluyor. Aslında cevap çok basit, ben bile şuncacık aklımla gayet iyi görebiliyorum. Adım kadar eminim ki, Perelman, cevap bulunamamış bir problemi çözüme kavuşturmuş olmanın dayanılmaz hazzını yaşıyor şu an. Onun için bu duygunun maddi bir karşılığı yok. Dünyevi hiç bir şey, hiç bir maddiyat ona bu hazzı yaşatamaz. O yüzden, beni anlamıyorsunuz bari rahat bırakın diyor adam.
Bu komik gelebilir insanlara. Bir tarafta 1 milyon euro, diğer tarafta çoğu kişinin tadı hakkında en ufak bir fikir sahibi bile olmadığı manevi bir haz. Terazi ne tarafa ağır basıyor? Peki kime göre?
Bence Perelman’ı anlayabilmek için biraz matematikle sıkı fıkı, içli dışlı, haşır neşir olmuş olmak gerekli. En azından “güzel ispat” gibi bir kavramdan haberdar olmak, “güzel ispat mı, haha, ispat ispattır.” dememek gerekli. İçerisine girdiğinizde asla çıkmak istemeyeceğiniz o dünyanın tozunu yutmuş olmak, keyif almış olmak gerekli. Matematik eğitimi almış olmama rağmen, kendimi asla matematikçi olarak görmedim, adlandırmadım. O gerçekten çok büyük bir sıfat. Gerçek matematikçiler, demek istediklerimi de, Perelman’ı da çok daha iyi anlıyorlar zaten.
Poincare Önermesi:
http://en.wikipedia.org/wiki/Poincar%C3%A9_conjecture
Perelman’ ın makaleleri:
http://arxiv.org/find/math/1/au:+Perelman_Grisha/0/1/0/all/0/1
tank bana en yakın çıkışı bul..
hiç bir şey [istediğim | tahmin ettiğim | öngördüğüm] şekilde gitmiyor..
bunalıyorum bazen, daralıyorum..
Yerelde üzerinde çalıştığım web projelerine ait dosyalarımın /var/www altında olmasından nefret ediyorum. Bir kere kullanıcı yetkilendirme sorunu var. Hangi projeye hangi kullanıcı erişebilecek, dosya yaratırken bile sorun. İkinci olarak sisteme bir zarar geldiğinde (ben mütemadiyen başarabiliyorum bunu, çeşitli deneysel varyasyonlar yüzünden), eğer sistemi baştan kurmam gerekiyorsa işte yine bir sorun. Kim bilir ne zaman yedek aldım sorusu aklımın bir köşesinde hep.
Sonunda Apache’nin güzide modüllerinden UserDir ile tanıştım. Artık sistemimi uçursam bile dosyalarımı kaybetmeyeceğim (umarım
), en son ne zaman yedeklemiştim sorunsalını da bir derece aşmış oluyorum.
Bu arada yedekleme demişken, rdiff-backup paketi farksal olarak yedek almada gayet güzel iş görüyor. Öncesinde ufak bash betikleri yazıp cron ile görüyordum işimi, ama, fekat, lakin hiç gerek yokmuş, rdiff-backup buradayken. Bir de SkoleLinux‘un kullandığı slbackup var ki, onu da unutmamak lazım.
Konuya dönecek olursak. Web dosyalarımın /var/www dışında istediğim farklı bir dizinde olmasını istiyor ve bunu için de DocumentRoot değeriyle oynamak istemiyordum.
Bu işi kotaran apache modülü UserDir. Çok kullanıcılı sistemlerde *izin verilen kullanıcıların* home dizinlerinden çalışmalarına olanak veriyor. Böylece /var/www dizini karışmıyor, kullanıcı bazlı çalışılabiliyor. Sistem bir şekilde uçsa ve yeniden kurma durumunda kalsanız bile (olmaz ya) /home dizininiz ayrı bir partitionda ise bir sorun teşkil etmiyor, her şey yerli yerinde (bir kaç ufak hareketle elbette).
Şöyle ki;
Öncelikle modülü aktifleştirelim.
# a2enmod userdir
Akabinde /etc/apache2/apache2.conf dosyası içerisinde şu satırı bulalım ve önündeki olası # işaretini kaldıralım
# UserDir public_html
Burada public_html, kullanıcının ev dizini içerisinde apache’ye sunduracağı dosyaları tutacağı dizin. Dolayısıyla ev dizininize gidip public_html isminde bir dizin yaratsanız iyi olur.
Bu şekilde bir kullanıma hangi kullanıcılar için izin vereceğinize de karar verebilirsiniz. Aşağıdaki örnek kullanım ön tanımlı olarak UserDir modülünü kullanıma kapatacak, ancak ve ancak koray ve lionel_messi kullanıcıları için aktif olacaktır. En kötü ihtimalle root kullanıcı için modülün kapatılması iyi olur.
UserDir public_html
UserDir disabled
UserDir enabled koray lionel_messi
Şimdi şu aşamadayız. /home/koray/public_html/ içerisine dontcryformeargentina.html * gibi bir dosya oluşturduğumda bu dosyaya tarayıcımdan şöyle ulaşıyorum.
http://localhost/~koray/dontcryformeargentina.html
Güzel oldu.
Ve hemen şimdi alakasız bir konuya zıplıyorum.
Benim gibi balık hafıza dediğimiz modelde bir insansanız, not almayı sevmiyorsanız, gün gelir root parolanızı bile unutabilirsiniz. Evet, root yetkisi gerektiren işleri sudo ile halledince bir süre sonra unutabiliyor insan, yuhaa demeyin.
root parolasını unuttuğumuzda şu şekilde kurtarmak gayet mümkün.
Öncelikle sistemi reboot ediyoruz. Grub geldiğinde beğendiğimiz, takdir ettiğimiz, sahalarda görmek istediğimiz bir kernelin üzerine gelip klavyemizden `e` tuşuna basmak suretiylen düzenleme bölümüne geçiş yapıyoruz. Akabinde kernelin bulunduğu satırın sonuna `single init=/bin/bash` ekleyip `enter` ile çıktıktan sonra `b` ile sistemi tek kullanılıcı modda boot ediyoruz.
Komut satırına düşmemizle beraber sistemin yüklü olduğu diski tekrar bağlıyoruz, tabiki bu sefer tekrar yazılabilir modda.
# mount -no remount, rw /
Sonra bir koşu /etc/passwd [*] dosyasını açıyoruz.
# nano /etc/passwd
[*]Düzeltme: /etc/passwd ile değil bizim derdimiz, /etc/shadow ile. Dolayısıyla yukarıdaki satır `nano /etc/shadow` olacak. Uyaran Serbülent Ünsal‘a teşekkürler.
Dosya içerisinde her bir satırın bir kullanıcıya ait bilgileri içerdiğini ve bu bilgilerin `:` ile ayrılmış durumda olduğunu biliyoruz elbette. Ve kullanıcıya ait parola ile ilgilenmek istiyorsak bakmamız gereken yerin ilk iki : arası olduğunu da. Biz bu alanı silip bildiğimiz bir parola ile değiştirme düşüncesindeyiz. Bunun için parolasını bildiğimiz bir kullanıcının parolasının şifrelenmiş halini buraya kopyalayabiliriz. Eğer sistemde parolasını bildiğimiz bir kullanıcı hesabı yoksa useradd ile yeni bir kullanıcı yaratıp onun için belirlediğimiz parolayı da kullanabiliriz. Lakin md5sum varken ne gerek var.
Dosyayı kapatıp sistemi reboot ettikten sonra artık root parolasını adımız gibi biliyor olmalıyız. passwd ile parolayı değiştirmememiz için ortada bir neden yok.
Bu ufak bilgileri buraya not ediyorum ki tekrar google’da uzun seyahatlere çıkmak zorunda kalmayayım.
İzmir çoook sıcak.. Yanıyor maşallah..
ActiveX(XMLHTTP)
Aklıma esti, ben de gereksiz bir şekilde oy vereyim dedim (ne gereği varsa işte!).
En iyi program olarak Sezen Aksu‘nun katıldığı programı, en iyi aksiyon olarak camdan bir heyacanla stüdyoya atlayan adamı, en iyi performans olarak da MFÖ’yü seçtikten sonra, madem o kadar seçtim, neden “Oyla” butonuna basmıyorum diye düşündüm ve bastım da.
Neymiş “Sistemimizde ActiveX(XMLHTTP) nesnesi bulunamamışmış..”
Hadi canım, tamam o yok ama türevi var onun bende, adı da XMLHttpRequest.
Aslında hak veriyorum, şöyle ufacık bir şeyler yazmak, yazamıyosan bulmak çok zor..
Vermiyorum oy falan..

Sanırım 4 ya da 5 defa izledim dvd’den.. Bir sürü insana tavsiye ettim. Öyle bir döneme denk gelmişti ki benim için, izleye izleye doyamadım. Her izleyişimde farklı bir şeylere, bazen ufacık bir cümleye takıldım..
Dün sabah gazeteyi açıp sinema sayfasında reklamını görünce şaşırdım. Artık umudu kesmiştim, vizyona girmeyeceğini düşünüyordum. (Öyle absürt filmleri gösterirken böyle bir filmi ıskalayanları anlayamıyorum!)
Bilmiyorum eskisi kadar etkili olur mu benim için ama kesinlikle sinemada da izliycem/izlerim/izlemeliyim..
Eternal Sunshine Of The Spotless Mind * * (türkçesiylen, “Sil Baştan“).. 26’sında vizyonda.. Görmeyenlere şiddetle tavsiye olunur..
“Jim Carrey?? dram?? yok artık!” önyargısına sahip olanlar çok şey kaçıracak..
Sil baştan başlamak gerek bazen
hayatı sıfırlamak
sil baştan sevmek gerek bazen
herşeyi unutmak
Search
Geçmiş zaman olur ki..
- life, liberty, property..
- debian üzerinde kendi servisimizi yazmak..
- fanusta balık olmak, sudan çıkıp ziyan olmak..
- age+=1
- dön bak dünyaya..
- Perelman, Poincare, Fields, 1 milyon euro..
- tank bana en yakın çıkışı bul..
- mod_userdir.. rdiff-backup.. aman tanrım root parolamı unuttum..
- ActiveX(XMLHTTP)
- sil baştan başlamak gerek bazen..
- bulgaristan’da yayla kupası varmış..
Hakkımda
bazen bir içki şişesi, yaşam destek ünitesi..




